15 Ağustos 2014 Cuma

NEREYE GİDİYOR BU MEMLEKET ?



İşte.. Bu cümleyi işittiğiniz anda korkun. Çünkü bu cümleyi kullanan 45-60 yaş dayılardır. Bu dayılardan bahsedecek olursam( gördüğüm kadarıyla) dişleri çürümüş, çay içmekten böbrekleri iflas etmiş, ağızlarında sigarayla sonsuza kadar okey oynama yeteneğine sahip yarı cahil adamlardır. Günlerinin 15 saatini kahvede geçirirler ve hiçbir amaçları yoktur. Hoşkin, yanık, konken ya da pişti oynarken memleket meseleleri konuşurlar ve devlet kurtarırlar. Yarı cahil dedim çünkü cahil adam az konuşur bir şeyler söyler ve meseleyi kapatır. Bilen adamda az konuşur, bildiklerini kendine saklar..
Fakat yarı cahil dayılar çok konuşurlar. Bu dayılar kendilerince hukuk bilirler. Memlekette olan herşeyi yarı cahilce bir dil kullanarak hukuğa dökerler ve avukat olamayan oğullarınında verdiği acı onları 120 saat konuşturur. Bu konuşma esnasında içtikleri bir paket Viceroy onlar için sadece başlangıçtır. İskambil ya da okey masasında bir emekli maaşı kadar Viceroy olsa içebilirler ve memleket kurtarırlar. Burun delikleri koku alma işlemini artık gerçekleştirmedikleri için ağızlarında sigara bitene kadar dumanlanabilirler. Onlardan kurtulmak için şu cümleyi kullanmanız yeterli olacaktır; '' Dayı keşke başbakan olsaydın bu ülkenin sana ihtiyacı var.''
İşte bu cümleyi kurdugunuz dakika sigrayla sevişen bu dayılar, kendilerini hukuk, tarih, felsefe, sosyoloji vs. alanlarda size kendilerini ispatladıklarını sanacaklar ve okey masasına tekrar döneceklerdir. Aksi takdirde hiçbir kurtuluşu yoktur ve sizi saatlerce rehin alabilirler.
Ayrıca bildiğiniz üzere Viceroy bir sagara markası. Şöyleniş şekli ''Vaysroy'' şeklindedir fakat bu dayılar bu sigara markasına ''VİÇEROY'' derler. ''C'' harfini yarı cahillikleri ile olmayan ingilizceleri ile ''Ç'' harfine dönüştürüp viçeroy derler.


İşin şöyle ilginç bir yanı var ki bu dayılar ellerini taşın altına koymazlar. Konuştukları kadar icraate dökebilselerdi şuan memleketin hiçbir meselesi kalmazdı. Hoşkin masası onlar için çok değerlidir hatta çatışma çıksa yerlerinden kalkmazlar. Abarttığımı düşünüyorsanız bakınız;


Görüldüğü üzere dayılar oturma şifresi yazmış ve oyuna kitlenmiş durumdalar. Memleketimiz onlara emanet sonuçta oradan kalkmalarını istemek hata olurdu değil mi ? Bu dayılar mikrofon gördüklerinde sınava çok çalışan ancak bildiklerini sınav esnasında unutan öğrenciler gibi kitlenirler. Sizin kafanızı sikerken çok akıcı konuşan dayılarımız nefretletini mikrofona kusamadıkları için bir daha sizi yakaladıklarında ölümcül şekilde konuşabilirler bu döngüden kurtulmak içinse onlara ''serso'' gibi davranın. Serso, serserinin kısaltılmış halidir. Uygulandığı takdirde kafa siken dayıları püskürtmek çok kolaydır. Serso görünebilmek için yandan fotoğraf çekilen ve bu esnada sıçar pozisyonda oturan, fön çekilmiş saçları faullerden yanaklara kadar sarkmış apaçilerin duruş pozisyonunu almalısınız. Örnek vermek gerekirse..


Tipiniz bu üç kuruşluk ibnenin evladı gibi olmasa da duruşunuzu, bakışınızı ve oturuş pozisyonunuzu doğru belirlediğinizde dayılar için yeterince ''serso'' kıvamına geldiniz demektir. Onlardan kurtulmak için bu yöntem en akılcı yöntemdir.
Tekrar görüşmek üzere...



ÇAĞATAY BELLİGÜÇÜK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder